ETİKETLER

İLGİLİ YAZILAR

PAYLAŞ

Ece Vahapoğlu’nun Kenya Gezisi


KENYA’DA SAFARİ, MASAİ VE MALİNDİ

Ekvator Çizgisine yakın olduğum tek bir seyahatte farklı mevsimleri ve çeşitli dünyaları yaşadım.

Kenya neleri ile ünlüdür deseler, kısaca; Safari Turları, Masai Yerlileri, Kilimanjaro Volkanik Dağı, Tsavo ve Masai Mara Ulusal Parkları, Nairobi ve Mombasa Şehirleri, Malindi Sahili, Nakuru Gölü, Rift Vadisi’ni sayabiliriz.

Türk Hava Yolları İstanbul’dan direkt Kilimanjaro’ya ve Mombasa’ya uçuyor.

KENYA’DA SAFARİ

En iyi safari Kenya’da safari yapılır; biz de vahşi hayvanları yakından görmek için büyük heyecanla gittik Tsavo Milli Parkı’na. Masai Mara Parkı dünyaca ünlü olsa da Kenya’nın en büyük milli parkı 13.747 km2 alanıyla Tsavo.

Bir gece Afrika’nın sarı bozkırları Savana’da konaklamalı aldığımız tur için ödediğimiz 200 euro ile tepesi yarı açık özel aracın içinden inmeden vahşi doğa ile bütünleşmeye çalıştık.Saatlerce süren yolculuğumuzun yarısı asfalt olmayan derin çukurlarla dolu doğal patika yolda geçti. Sonraki bölüm yine farklı hayvanları görmek için mecburen saatlerce araçta beklemek durumunda kaldığımız safari tecrübesi ile devam etti. Araçtan tek inebildiğimiz an göldeki timsahları yakından görmek içindi.

Şanslıydım ki leopar hariç neredeyse tüm hayvanları ilk safari deneyimimde gördüm. Fil, aslan, bufalo, su aygırı, zürafa, zebra, maymun, ceylan, impala, antilop türleri, gergedan, çakal, kartal,  flamingo.. Kimine çok yakındık, kimine uzaktan baktık. Tembel tembel uyuyan ve bizi gördüğünde yerinden bile kıpırdamayan ‘Ormanların Kralı’ aslan beni şaşırttı.

Safari jargonunda, leopar, aslan, fil, gergedan ve bufalodan oluşan 5’liye ‘Büyük 5’li’ deniyor. Bu beş hayvanın hepsini gördüğünüzde safariyi başarıyla tamamlamış sayılıyorsunuz. Ben de leopar hariç ‘Big 5’ı tamamlamak üzereydim.

Gece kaldığımız kamp oteli safari konseptini müthiş tamamlıyordu; uyuduğum odanın birkaç metre ötesinde dev filler vardı. Artık ağaçta gezinen maymun ve ayağımın üzerinden geçen iguana sıradan sayılıyordu.

 

MODERN HAYATI REDDEDEN KABİLE

Bölgede vahşi hayatın içinde doğup büyümüş Masai yerlileri ile tanıştık. Kenya’da 40 farklı etnik grup olmasına rağmen en ünlüleri nüfusun yüzde 2’sini oluşturan Masaililer.

Doğal hayatta, geleneklerine bağlı yaşayan Masai kabilesi, modern hayatı reddediyor.Küçük dal parçaları ve sığır dışkılarıyla yapılan tek gözlü kulübelerde yaşayan ve hayvancılıkla geçinen Masailer, kırmızı et, süt ve büyükbaş hayvanların kanı ile besleniyor.

Kabile, turistlere belirli bir ücret karşılığında (10 euro) köylerini gezdiriyor. Konuklarına geleneksel dans gösterileri sunan Masailer, avlarda kullandıkları aletleri tanıtıyor. Yabancılara ilkel şartlarda ateş yakmayı gösteriyor.

Kenya ve Tanzanya’da yarı göçebe olarak yaşayan Masailer, uzun boylu ve zayıf ama güçlü vücut yapılarıyla dikkat çekiyor. Renkli kumaşlardan yapılmış özellikle kırmızı renk giysiler giyiyor.Kulak memelerini kesen Masailer, bu kesiğe yerleştirdikleri tahta parçasıyla deliği genişletip renkli küpeler takıyor.

Masailerin yaşadığı kulübelerde tek bir oda ve küçük bir boşluk bulunuyor. Anne ve baba ayrı yatıyor; anne önce çocukları uyutuyor, sonra babanın yatağına geçiyor. Kulübenin ortasına yaktıkları ateşle yemeklerini pişiriyor. Elektrik kullanmıyorlar. Duman açılmış bir delikten dışarı çıkıyor; hem de aynı yerden ışık giriyor.

Erken yaşlarda evlenmeye başlayan gençler, çok eşli olabiliyor.Erkekler büyüdüklerini kanıtlamak için mızrak ve ucu tokmak olan sopa ile aslan avlıyor.

HAKUNA MATATA

Ülkenin sokaklarında düzensiz yerleşimler, sağlıksız koşullarda oynayan çocuklar, penceresiz evler görüyoruz ama insanlar hep mutlu. Çünkü, Afrika’nın hayat felsefesi: Hakuna Matata, yani ‘Sorun yok!’

Yolda bir ilkokulu ziyaret ediyoruz. Çocuklar yalınayak, toz içinde, kimi yerde kimi sırada oturarak eğitim alıyor. Vereceğimiz bir şekerleme ile mutlu olup adeta üstümüze atlıyorlar. Öğrenciler sabah erkenden kalkarak kilometrelerce yolu kendi başına yürüyüp okula varıyorlar. Bu durum bizde servise bile tek başına binmeyen veya bindirilmeyen maalesef şımartılan çocuklarımıza ders olsun.

 

‘Daha hızlı, daha yüksek, daha kuvvetli’

Koşucular iyi bilir; dünyanın her yerindeki uzun mesafe yarışlarda genelde Doğu Afrikalı sporcular, özellikle de Kenyalılar birinciliği göğüsler. Genetik yapıları ve ülkedeki yoksulluğa dayalı küçük yaşlardan beri okula kilometrelerce yürümeleriyle başlayan, gerektiğinde vahşi hayvanlardan kaçmaya eğilimli bu ince ve uzun kaslı hafif kilo insanlar çok hızlı koşabiliyor. Yüksek platolarda spor yapıp deniz seviyesinde koştuklarında oksijeni kaslara taşıyan alyuvarların sayısı artıyor. İşte ben de hazır Kenya topraklarındayken bol bol sahilde açıkhavada koştum. At bile bindim.

Olimpiyatlar’ın meşhur sloganı “’daha hızlı, daha yüksek, daha kuvvetli’yi hatırlıyorum…

 

AFRİKA’NIN KÜÇÜK İTALYA’SI

Afrika’nın Hint Okyanusu’na bakan doğu kıyısında genelde İtalyanların rağbet ettiği bembeyaz kumsallı turistik cennet Malindi’de güneşlendim, denize girdim.

Portekizli kaşif Vasco de Gama’nın 1498 yılında Atlas Okyanusu’ndan Hint Okyanusu’na geçmesinden önce Malindi Limanı burası. Ekvator çizgisi üzerinde bir ülke olduğundan Kenya’da yıl boyu sıcaklık 22-28 derece arasında değişiyor. Çok yakıcı olmayan bir güneşi, bunaltmayan bir havası var. Bu yüzden de Avrupalılar burada tatile geliyor veya ev satın alıyor.

BEMBEYAZ KUMSALDA YAZ

Kırk yıldır İtalyanların uğrak tatil yeri olan Malindi, İtalyan yatırımcılar tarafından geliştirilmiş. Son yıllarda Türk yatırımcılar da inşaat ve çimento alanında boy gösteriyor. Meşhur İtalyan iş adamı Flavio Bratiore ile bölge son beş yılda iyice keşfedilmiş; ünlü gece kulübü Billionaire’i açmış, ayrıca Casino’su ve Resort’u  da var. Billionaire Resort’da mobilyalı lüks daireler İtalya’nın VIP isimlerince 600.000 Euro fiyatla satın alınıyor. Watamu ve Jakaranda plajlarında denize sıfır 250 mt2’lik villalar 400.000 Euro’ya alıcı buluyor.

BERLUSCONİ, ALONSO, NAOMİ CAMPBELL’İN DE EVİ VAR

İtalya’nın Eski Başbakanı Silvio Berlusconi, Formula 1 pilotu Fernando Alonso ve Naomi Campbell de burada ev alanlardan. Naomi Campbell’in ayrıca Bratiore’nin gizli ortağı olduğu da konuşuluyor.

Şehir merkezinde sizi yoksul Afrika ortamından bir anda sıyıran oldukça şık restoran ve butik oteller şaşırtıyor. La Malindina ünlü ve zengin İtalyanların rağbet ettiği 15 odalı saklı bir cennet olmasına rağmen oda fiyatlarının 60-80 Euro olması çok cazip. Rosada ve Pata Pata en popüler gece kulüpleri.

Kumsalda yürürken turistlerden para koparmaya çalışan Afrikalı gençlerin bizle hep İtalyanca konuşması da ilginç bir kültür şoku! Cennet gibi bir ortam, bembeyaz kumlar, yemyeşil ağaçlar, gel-git ile gün içinde kaybolup geri gelen uçsuz bucaksız okyanus İtalyanlar tarafından keşfedilmiş. Burada zengin Avrupalılar villalar satın almış; böylece yılın 365 günü sıcak iklimli yazlık bir yere gelebiliyorlar. Noel ve Paskalya tatilleri en kalabalık olduğu dönem. Ebola salgını, El Şabab örgütü ve Avrupa’daki kriz nedeniyle bu yıl turizm çok yara almış; bazı otel ve restoranlar kapanmış, sahil şeridindeki 21.000 ev sakini İtalyan ülkesinde kalmış.

En havalı sahillerden biri olan Watamu Beach boyunca villalar ve oteller var. İncik boncuk ve hediyelik eşya satan derme çatma dükkanlar ve sıcakkanlı insanları da ayrı bir renk katıyor. İşsiz gençler gün boyu sahilde volta atıp turistlerle konuşuyor.